
Bir yatağın sığabileceği kadar küçük bir hücrede, idrar kokusunun boğucu hale geldiği penceresiz beton duvarlar arasında, kapı altından verilen yemek tabağı dışında hareketin olmadığı bir hayat..
Taş attığı gerekçesiyle İsrail'in Al Jalame hapishanesine konulan Filistinli çocuklar işte bu hücrelerde 'büyüyor'.
Onlarca Filistinli çocuk için bu hücrelerden tek kaçış bazen saatler süren sorgulamalar...Sandalyeye elleri ve ayakları zincirlenmiş olarak oturtulan çocukların çoğu asker ya da yerleşimcilere taş atmakla suçlanıyor. Aralarında 'örgüt' bağlantısı ya da silah kullanma suçlamaları ile hapsedilen bir kaç çocuk da var.
Mahpusluğun başında hemen hemen tümü suçlamaları reddetse de, fiziksel şiddet, sözlü taciz, uyku yoksunluğu, prangalı günler ve tecrit sonrası çoğu "itiraf" ediyor.
İngiliz Guardian gazetesi ve insan hakları örgütlerinin yürüttüğü görüşmeler, Al Jalame ve Petah Tikva cezaevlerindeki Filistinli çocuklara yönelik işkencelere ışık tutuyor.
Her yıl 500 ila 700 Filistinli çocuk İsrail askerleri tarafından çoğunlukla taş attıkları gerekçesiyle tutuklanıyor.
Çocukların beyanları, gece tutuklamaları, plastik kelepçeler, gözleri bağlama, fiziksel ve sözlü taciz ile tehditlerin sürekli kullanıldığını gösteriyor. Çocukların sorguları sırasında ailelerin ya da avukatların hazır bulunması çok nadir... Çoğu aile gözaltındaki çocuklarını ziyaret de edemiyor.
İnsan hakları örgütleri, çoğu çocuğun masum olduklarını söylerken, 'suçlu' bile olsalar İsrail uygulamalarının insan haklarına ve hukuka aykırı olduğu gerçeğini değiştirmediğine dikkat çekiyor.
Bazı Filistinli çocukların sorgu kayıtlarını dinleyen Guardian muhabiri, bu çocukların nasıl işkenceyle çökertildiğini, ağlayışlarını, 'suçlarını itiraf edişlerinini', korkularını, şaşkınlıklarını, İsrail hapishanesinden kurtulduktan sonra nasıl içlerine kapandıklarını anlatıyor.
İnsan hakları grupları ise, Filistin çocukların gözaltı şartlarının ve gördükleri işkencelerin uzun vadeli etkileri hakkında endişe duyuyorlar. İsrail hapishanelerine girip çıkan çocukların çoğunda kabuslar, başkalarının güvensizlik, gelecek korkusu, çaresizlik ve değersizlik, obsesif kompulsif davranış duyguları, yatak ıslatma, saldırganlık, yoksunluk ve motivasyon eksikliği gibi travma belirtileri görülüyor.